Bizim TEOG Maceramız-2

Aviary Photo_131061413652794754Bu sabah tam iki yıl öncesine gittim. Oğlum Ali, ikinci TEOG sınavına girecekti bir sonraki gün.. İlk sınavdaki sonucumuz bizi hem rahatlatıyor, hem de sınav sonraki oğlumun ruh halini hatırladıkça müthiş derecede geriyordu. Çünkü bizim için herşeyden önemlisi, oğlumuzun kendini hırpalamaması idi. Sonuçta her şey olacağına varacaktı. Oğlum sınav öncesi gününü, kendi nasıl istiyorsa öyle değerlendirmişti.

Benim bir tarafım oğlumun bu sınav yarışından çekilmesini çok arzu etmişti. Nitekim hem istediği okula girmesi ilk sınav sonucu ile zorlaşmıştı, hem de onun daha fazla yorulmasını istemiyordum. Ama oğlum yarıştan hiç kopmadan, aynı, hatta daha fazla bir tempoyla devam etmek istedi. Tabii bunda devam ettiği okulun, başarı odaklı olmasının da etkisi vardı muhakkak. Yine de oğlumun bu kararı beni mutlu etmişti. Vazgeçmemiş, gayretini ortaya koymuştu.

Sınav günü geldi çattı. Gözlemlediğim, gerektiği kadar üzerinde heyecan vardı. En azından ilk sınav sonrası neyle karşılaşacağını az çok biliyordu artık ve onun rahatlığı vardı..Ben sadece onun için hayırlısı olsun diye dua ettim. İlk oturum bittiğinde, pencerede beklemeye başladım onu. Ve kapıdan geldiğinde çok mutluydu. Keyifle ‘full çektim anne’ dedi.. Ağzı kulaklarında idi.. Onun o mutluluğu bana yetti. Çok yüksek bir moralle ertesi günkü ikinci oturuma girdiğinde de, dönüşü aynı oldu.. Bu sefer -bence de hatalı/eksik sorulmuş bir inkılap sorusu dışında- yanlışı olmadığını söyledi. Özel okul tercih ettiğimiz için de bu o kadar önemli değildi.Rahat bir nefes aldık. Alnının akıyla çıktı sınavdan. Onun gülen yüzü herşeye bedeldi. Tebrik telefonları gelmeye başladı öğretmenlerinden. Bu sefer istediği okul için umut da başlamıştı. Çünkü TEOG’un ilk uygulama senesiydi ve yerleştirme kısmını tahmin edemiyorduk. Benim için bunların hiç birinin önemi yoktu o an.. Stres bitmişti ve onun yüzü gülüyordu yaa..

Veli arkadaşların bir çoğu arasında Ali, bu sınavın en başarılısı seçilmişti. Çünkü ilk sınavdaki hezimet ve ikinci sınavdaki başarısına bakıldığında, ümidini kaybetmeyip çalışması herkes tarafından takdir edilmişti. :) Ali hep şunu dedi: ‘ilk sınav kötü geçmese idi belki üzerime bir rahatlık gelir bu kadar asılmazdım’. Herşey de bir hayır var işte:)

Bugüne gelip baktığımda oğlumun ağzından şu sözler dökülür hep:’Bir yılımı yok sayıyorum, böylesi bir stresi kimsenin yaşamasını istemem. O günler ve saatler benden çalındı’ Nitekim hazırlık sınıfında ders çalışma konusunda bizi hep zorladı. ‘Zor bir yıldı ve bu sene kendimi yormayacağım’ diyerek geçirdi hazırlık döneminiJ

Ortaokul öğretmenleri Ali’yi hep örnek olarak göstermişler dönem öğrencilerine -ilk sınavın kötü geçmesi ile pes etmeyin diyerek- Şimdi böylesi bir öğrenci için ilk sınava bakıp başarısız veya ikinci sınava bakıp başarılı demek mümkün mü? Bence mümkün değil. Bu tamamen sınav psikolojisini iyi yönetmekle alakalı. Çocukların bilgi anlamında birbirlerinden eksiği yok. Sadece sınavı iyi yöneten daha başarılı oluyor o kadar.

Yarın sınava girecek tüm çocuklara bu vesile ile bol şans diliyorum.

Sevgili öğrenciler, unutmayın ki, testlerle ölçülemeyen çok önemli değerlere sahipsiniz. Hayatınız boyunca onlara sahip çıkın, özdeğerinizi bilin..Esans kazancınız bu olacaktır.

Sevgiyle,

Zeynep Yeşim GEZGİN

Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın