Dikkat Eksikliği ve Öğretmenler

dehbDikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu son zamanların en popüler hastalığı. Gerek anne-babalar gerekse öğretmenler bu bozukluğun teşhisinde en önemli faktörler. Ancak önemli olan teşhisi koymaktan çok kesin olarak nedeni bilinmeyen bu bozukluğu nasıl ele almak gerektiğidir.

Tıbbi olarak nöro-biyolojik bir bozukluk temelinde değerlendirilen Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunu teşhis etmek sanıldığı kadar kolay değildir. Çocukların DEHB belirtilerini 7 yaş öncesinden itibaren gösteriyor olması gerekir. Burada görev anne-babaya düşüyor. Çocuğun hangi alanlarda ne sıklıkla bu bozukluğun belirtilerini gösterdiğini gözlemlemesi ve bu gözlemlerini bir çocuk psikiyatristi ile paylaşması gerekiyor. Ancak bu gözlemler çocuğa DEHB teşhisi konması için yeterli değil. Okul dönemi başladığında anne-babaların gözlemlerine öğretmenlerin gözlemleri de eklenmelidir. Anne-babaların kendi çocuklarına alışık olmaları nedeniyle birçok davranışı olağan görmesi, çocuklarını tarafsız değerlendirememeleri, öğretmenlerin görüşlerini DEHB teşhisi konulmasında oldukça değerli kılmaktadır. Öğretmenler anne-babalara oranla daha tarafsız olabilecekleri gibi aynı yaştaki diğer çocuklarla karşılaştırma da yapabilirler. Bunun için de öğretmenlerin DEHB konusunda bazı temel bilgilere sahip olması gerekir. Öğretmenlerin DEHB konusundaki rolü, tanı koymak ve tedavi etmek değil, tanının konulmasında ve tedavi sürecinde gözlem ve değerlendirmelerini paylaşarak destek olmaktır. Bu destek çocuğun yaşama hazırlanmasında son derece değerlidir.Öğretmenler DEHB olan öğrencilerini sınıf ortamında nasıl tanıyacaklar?
DEHB olan öğrenciler 3 farklı alanda belirti gösterebilir: Dikkat eksikliği, Hiperaktivite ve Dürtüsellik (fevri davranış).

Dikkat eksikliği:
• Ayrıntılara pek dikkat etmez ya da ev ödevini yaparken, işini ya da başka etkinlikleri yerine getirirken dikkatsizlikten kaynaklanan yanlışlar yapar;
• Oyununa dikkatini vermekte zorlanır;
• Kendisine bir şey söylendiğinde dinlemiyormuş gibi görünür;
• Kendisine verilen talimata uymaz, ödevlerini, işini tamamlamaz (tepkisel davrandığı ya da anlayamadığı için değil);
• Etkinlik ve görevlerini düzenlemekte zorlanır;
• Aralıksız zihinsel çaba gerektiren (ödev) işlerden kaçınır ya da nefret eder;
• Etkinlikler için gereken malzemeleri (ödev kağıdı, kalem, kitap, oyuncak, araç) kaybeder;
• Dış kaynaklı uyarılar hemen dikkatini bozar;
• Unutkandır.

Hiperaktivite
• Oturduğu yerde durmadan kıpırdar;
• Zamanlı zamansız oturduğu yerden kalkar;
• Zamanlı zamansız koşar, “düz duvara tırmanır”;
• Sakin sakin oynayamaz ya da herhangi bir etkinlikte bulunamaz;
• Dalgın ya da “uçmuş” gibidir;
• Aşırı derecede konuşkandır.

Dürtüsellik ( fevri davranış)
• Sorulara daha tam olarak sorulmadan cevap verirler;
• Sırasını beklemekte zorlanır;
• Başkalarının sözünü keser ya da lafa karışır;
• 7 yaşından önce başlar.

Bir öğrenci 3 farklı alandaki belirtileri gösterebildiği gibi 2 ya da tek bir alanda da belirtiler gösterebilir. Bu belirtilerin en az 6 aydır devam ediyor olması ve çocuğun hayatında iki farklı alanda (ev, okul) gözlemlenmesi gerekir.

Okulların yeni açıldığı bu dönemde yeni öğrencilerle karşılaşan öğretmenlerin çocuklar hakkında kesin yargılara varmadan önce en az 6 ay beklemesi gerektiğini söylemek yanlış olmaz.

Öğretmen olarak, öğrencilerimizin DEHB olduğunu gözlemledikten ve öğrencilerimize DEHB tanısı bir çocuk psikiyatristi tarafından konulduktan sonra, öğretmen olarak okul ve sınıf ortamında çocuklara nasıl bir iletişim kurmak ve onların yaşadıkları güçlükleri aşması için ne yapmak gerekir?

Öncelikle öğretmenlerin DEHB olan öğrencilerin farklı olduğunu kabul etmesi artık bir zorunluluktur. Kabul etmek onlara yardımcı olmaya hazır olmanın en önemli adımıdır. DEHB’nin bir hastalık ya da bozukluk olması bu öğrencilerin sınıf ortamında öğretmenlerce sorun çıkaran öğrenciler olarak algılanmasına neden olmaktadır. Ancak öğretmenlerin DEHB olan öğrencilerin olumlu ve güçlü yönlerine odaklanması, bu çocukların başarılı bir eğitim hayatı geçirmeleri için en büyük gerekliliklerden biridir.

DEHB’li öğrencilerin dikkatlerini toplamak için sakinliğe ihtiyaçları vardır, onları sınıfın en sakin köşesine ve öne oturtun. Önde oturmaları sınıfın geri kalanında olan olaylardan onları uzaklaştırabilir. Sınıf ortamının sade olmasına özen gösterin. DEHB’li öğrencilerin dikkatlerini dağıtacak malzemeleri sınıf duvarlarında azaltın. Derslerinizi çocukların öğrenme biçimlerine göre çeşitlendirin. Görsel ve işitsel malzemeler kullanın. Derslerinizi oyunlarla eğlenceli hale getirin.
Derslerle ilgili, çalışkan bir arkadaşının yanına oturtun. Bu arkadaşından gerektiğinde yardım almasını isteyin. Yanında oturan arkadaşları onlara örnek olabilir.

Not tutması için kolaylıklar sağlayın. Konuların ana başlıklarını ve temel noktalarını tahtaya yazın öğrencilerinizin de yazmasını isteyin ve DEHB’li öğrencilerin yazma konusundaki güçlüklerini de dikkate alarak onlara zaman tanıyın. Yazın, söyleyin ve tekrarlayın.

Ödevlerini tamamlaması için ek süre tanıyın. Bu öğrenciler için uzun süre bir yerde oturmak ve dikkatlerini toplamak oldukça güç olduğu için ödevlerini küçük parçalara bölün. Öğrencinin ödevlerini yapabileceğini görmesi ve başarabileceğine inanması için ona destek olun. Ödevlerin niceliğine değil, niteliğine bakın.

DEHB’li öğrencilerinizi değerlendirirken yazılı sınavlarda mola uygulaması yapın ve daha çok sözlü sınavlarda başarılı olduklarını unutmayın.

Arada bir sınıf dışına çıkmasını sağlayın. DEHB’li çocuklardan sürekli bir noktada oturmalarını istemek onlar için eziyet olacaktır. Aşırı hareketliliklerinden sınıf içinde yaralanın ve hemen yapılması gereken bir görevi onlara verin.

Kabul çizginizi yükseltin. Hangi davranışları kabul edebileceğinizi, hangilerini kabul edemeyeceğiniz belirleyin, bir liste oluşturun ve DEHB’li öğrencileriniz için kabul çizginizi yukarı çekmeye çalışın. Hem sizin hem de öğrencileriniz için sınıf ortamında gevşeme tekniklerini kullanın.

DEHB’li öğrencilerinizle iletişimde açık ve net konuşun, ne yapılmasını istiyorsanız onu söyleyin. Her seferinde tek bir şey üzerinde durun. Mümkünse istediğiniz, söylediğiniz şeyi gösterin. Olabildiğince göz temasını koruyun, göz teması onlara ilgi gösterdiğinizin bir kanıtıdır ve DEHB’li öğrenciyi dalgınlıktan, bulunduğunuz ana çekmeye yardımcı olur. Sözel yönergelerinizi yazılı olarak da verin. Genellikle görsel öğrenme eğiliminde olan öğrenciler için söylediklerinizi yazılı olarak da vermeniz onların hatırlamasına yardım edecektir. Öğrendiklerini hatırlamaları için ona küçük hileler gösterin, olumlu ve zamanında geri bildirimlerde bulunun. Olmasını istediğiniz davranışını övün. Olmasını istemediğiniz davranışlar konusunda uyarılarda bulunurken dikkatli olun, bazen uyarılarınız ve sıklığı bu olumsuz davranışı pekiştirilmesine neden olabilir.

DEHB’li öğrencinize “ona nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun”. Nasıl daha iyi öğrenebileceğini ondan öğrenmeye çalışın. Sorduğunuzda anlatmaya hevesli olduğunu göreceksiniz. Ancak sormazsanız bu konuda size bilgi vermek için gönüllü olmayacaktır. Herkesin anlattıklarından farklı şeyler anlatabileceği için onunla baş başa konuşmayı tercih edin.

Genellikle DEHB ile ilgili olumsuzluklar ön plan çıkarılır ve bu çocukların ne yapamadığı üzerinde durulur. Oysa DEHB olan öğrencilerin sıcakkanlı ve cana yakın olma, enerjik olmak, esneklik, iyi espri yeteneğine sahip olma, hoşgörülü olma yaratıcılık, risk alabilme gibi olumlu özellikleri vardır. DEHB’si olanlar bir işi başlatabilir ancak onu sürdürmekte güçlük yaşayabilir. Yenilikler için oldukça heveslidirler. Alışılmışın dışında düşündükleri için sınıf ortamında pek çok farklı fikir DEHB li çocuklardan gelir. Sınıf içinde onların bu yaratıcılıklarından ve eğlenceli taraflarından yararlanın

DEHB’li çocukların büyük bir bölümü normal sınıflarda eğitilebilir. Bu durum öğretmenin eğitim almış olmasına ve kendini geliştirmesiyle daha da kolay sağlanmaktadır. Hayat boyu devam edecek olan DEHB ile baş etmeyi öğrenmiş bireyleri topluma kazandırmak ve onların başarıyı elde etmesi için onlara destek olmanın yolu, öncelikle öğretmenlerden geçmektedir. DEHB’li öğrencilerinizden vazgeçmeden onların başarıyı yakalamaları için onlara destek olun.
Elgiz Henden

Kaynak:http://www.izkocluk.com/ sitesinden alınmıştır.

Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın