Bizim TEOG Maceramız-1

5d651b05-f188-4ce1-9d20-8aef6282f6b9Bu sabah tam iki yıl öncesine, 25.11.2013 tarihine gittim. İki yıl önce bu sabah 07:30’da oğlum Ali’yi dualarla okuluna yollamıştım. Okula biz götürmeye hiç yeltenmedik. Herşey olağan ve diğer günlerden farksız olsun istiyorduk. Nitekim kendisinin de böyle bir talebi olmamıştı. Ali’yi yolcu ettikten sonra, kahvaltı hazırlığına başladım ama gözüm hep saatteydi. Kaygı bulaşıcıdır derler ya, onun yanında hiç belli etmemiştim o yüzden. Ama Ali evden çıktıktan sonra, onun kalbinin, hayatının bu ilk zorlu –aslında hayatın bütününde en kolay sınav- sınavı nedeniyle çarpmasını kendi içimde hissediyordum..Oğlum vasıtasıyla tanıdığımız, çok sevdiğimiz arkadaşlarımız kahvaltıya bize geldiler..Ali’nin çok yakın arkadaşıydı kızları Zeynep.. Onlarla masa başındaki sohbetimizde saatin nasıl geçtiğini anlamadık. Kahveler içildi, ara ara aklımıza düştüler. Sınav bitimine saat yaklaşınca, arkadaşlarımızı evlerine uğurladık. Ve ben saat 12:20 gibi camdan oğlumun gelmesini beklemeye koyuldum. Nihayet oğlum Ali göründü..Büyük adımlarla eve koşuyordu. Kalbim hızla atmaya başladı..Mutluluktan, ilk sınavı vermiş olduğu rahatlıktan boynuma sarılacak sandım. Kapıyı açtım ve asansörden iner inmez boynuma sarıldı ama sevinçten değil üzüntüden.. Sakinleştiremiyordum, sınavı istediği gibi geçmemişti ve sürekli emeklerinin boşa gittiğini söylüyordu..Onun o çaresiz hali, anne olarak beni çok üzmüştü. Ben de çaresizdim ve söylediğim hiçbir şey onu yatıştırmaya yetmiyordu. Eşim işten çıkıp eve geldi..O da başarılı olamadı. O an herşey önemini yitirdi, tüm test kitaplarını evin ortasında yakmak geldi içimden. Hiçbir şey onun ruh sağlığından önemli değildi. Bu yarışı burada bırakmasını yürekten istedim. Sevdik, okşadık ama fayda etmedi..Öğretmenleri aradı, kimseyle konuşmak istemedi. İmdadımıza çok sevgili Türkçe öğretmeni yetişti. Evimize geldi, konuştu, sohbet etti. Bana iyi gelmişti. Leyla Hanım’in iyiliğini unutamam. Akşama doğru, iptal edileceği konuşulan sorular gündeme oturdu. Ama benim için bunların hiç önemi kalmamıştı. Gece zor da olsa uyuyabildi Ali..Sabah daha rahattı..Sınavın ikinci etabı daha iyi geçmişti. Ama sınavın bütününe baktığında, istediği okula giremeyeceği aşağı yukarı belliydi. Bu sınavda zorlayıcı olan, iyi hazırlanmamış sorulardı ve ilk defa uygulalandığı için, sistem kurucuları, hatalar çıktıkca çözüme giden bir yol izlediler..Oturum aralarının uzun olması, çocuklara sohbet imkanı verdi ve demoralize olanlar çok oldu. Bir Matematik sorusunun iki doğrusu vardı mesela..Özellikle çocuğunuz Ali gibi kaygı düzeyi yüksek ve dikkat sorunu varsa, bu sınav ortamından olumsuz etkilenebiliniyor.

Eşimle Ali’nin sınav hazırlığına devam etmesi konusunda ikileme düştük. Ben her koşulda Ali’nin kendini yormamasını, sonuçta okuluna devam edebileceğini düşünürken, Ali ve eşim benimle aynı fikirde değillerdi.. Ali, sonuç ne olursa olsun, kendi okuluna devam etmek istemediğini, köklü bir okulda okumak istediğini söylüyor;eşim de yarıştan çekilmemesini, başarısızlığı kabullenmenin doğru olmadığını, gayret göstermesi gerektiğini düşünüyordu. Sonuçta her zaman olduğu gibi, 2’ye 1 kalınca, Ali sınava hazırlık programına devam etti. Bir gün dahi “derse gitmeyeceğim, sıkıldım” demeden, çalışmasına devam etti. Yakın arkadaşlarından birkaç adım geriden başlayacaktı TEOG2’ye..Beş ayın sonunda, sınav günü geldi çattı.Bu sefer çok daha rahattı. Ben de çok rahattım. Düşündüğüm “kaç doğrusu olur, neresi tutar” gibi matematiksel hesaplardan öte, “Ali eve moralli gelecek mi” sorusunun cevabı idi.. Ali, her iki sınavda da çok keyifli geldi, çünkü çok başarılı olmuştu..Çok mutluydu..”Yılmadım, geriden başladım, gayret gösterdim ve başardım” mutluluğu gözlerinden okunuyordu..O gece yine aynı arkadaşlarımızla kutlama yemeğine çıktık. Arkadaşımın sözünü hiç unutmam. “Bu sınavın galibi, her iki sınavda full (sıfır hata çıkaran) yapan değil, Ali’dir. Çünkü o zoru başardı, pes etmedi”.

Çocuklarınıza her daim ne kadar kıymetli olduklarını söyleyin ve sarılın. Bu sistem çok yorucu ve yıpratıcı. Hele ki çocuğunuz çok başarı odakli, sadece birkaç okulu iyi bir lise olarak gören bir okuldaysa, işiniz daha zor. Biz sıyrılamadık bu sistemden. Çok eleştiren, ama 8. Sınıfa gelince aynı yolları izleyen çok veli gördüm. Sakın ola ki “ben bunların hiç birini yapmayacağım, çocuğumu yıpratmayacağım” demeyin. Çok çarpık bir eğitim sistemi içinde yaşıyoruz. Sistem kendini içine çekiyor..Kurbanlar önce çocuklarımız, sonra biz. Keşke oğlum, “ben kendi okuluma devam etmek istiyorum deseydi” dedim hep.  Lise hazırlık sınıfında, oğlum dahil, tüm çocuklar “bizim bir senemiz kayıp, bu sene ders çalışmayacağız, bizi zorlamayın” dediler.. Oğlum 9.sınıf oldu, hala dilinde bu söz:))

Hepsinin yolu, bahtı açık olsun..Anne babalara da sabır diliyorum..

En içten sevgilerimle..

NOT:Nostaljik yazım devam edecek:))

Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın